Warhammer 40,000: Battlesector oyunu

“Böyle korkunç koşullarda, küçük savaşçılar belki de tüm umutlarını yitirebilirdi, ancak onlar onurlu Sanguinius’un oğulları, Blood Angels Space Marine’leriydiler. Ataları, en karanlık günlerde İmparator’un yanında savaştı ve onlar bu hatıraya asla leke sürmeyecekti”.

– Blood Angel Yüzbaşı Zorael

Games Workshop’un yıllarca eli sıkı davrandığı ticari lisans politikasını değiştirmesiyle etraf bir süredir yırtık uzay gemisinden çıkar gibi oyun doldu. Bunların arasında Dawn of War gerçek zamanlı stratejide, Mechanicus ve Gladius sıra tabanlı stratejide ve 10 yıllık Space Marine ise FPS türünde parlayan oyunlardı. Aralarında, Inquisitor: Martyr gibi kötü başlayıp toparlansa bile sadık kitle dışındakileri döndüremeyen; büyük umutlarla beklenip göz yaşlarıyla silinen Eternal Crusade ve Eisenhorn: Xenos (ki çok iyi bir bilimkurgu romanıdır) gibi oyunlar da vardı. Kalanların ciddi bir kısmı sıra tabanlı hayal kırıklıkları ve “telefon için yaptık ama PC’den de kazanalım” oyunları oldu. Allah’tan bu lisansa sahip hemen her oyunun Space Marines -hatta Ultramarines- üzerine olması yeni nesil oyunlarla azaldı. Space Wolf ve Blood Raven (gerçi DoW için yumurtlandı ama olsun) gibi farklı chapter’lara sahip oyunlar da gelmesine de geldi ama Xenos da görmek ister deli gönül. Kaldı ki üzerine onlarca kitap yazılan Horus Heresy gibi bir dönem var. Gönül az daha bekleyecek, ancak Battlesector sayesinde Blood Angels ile şenlenecek.

“Onlar benim Space Marine’lerim ve onlar korku nedir bilmeyecekler.” – İmparator

Sıra bazlı strateji Battlesector, Blood Angels chapter’ını ve Zerg’lerin esin kaynağı Tyranid ırkını merkeze alarak konuya girdiğinden gözümde artı puan ile başladı. (Birkaç tane Sisters of Battle görevi bile var.) Baştan belirtmeliyim ki yapımcı doğrudan W40K masaüstünü ve romanlarını seven kitleyi hedef almış. Bunun artı ve eksilerini hissettiriyor. Oyun masa üstü W40K deneyimine (tabii figürlerin boyanmasını saymazsak) mümkün mertebe yaklaşıyor: Kendi ordunuzu kuruyor, yeni birimlerle genişletiyor ve sahaya elimizdeki puanlarla sınırlı olarak sürüyoruz. Bu oldukça zevkli bir skirmish/hot seat ve çok oyunculu deneyimi yaşatıyor. Burada haritayı  bilmek ve dengeli takımı oluşturabilmek önemli. Senaryo modu pek zor değil. Hatta sıra bazlı uzmanıysanız bir kademe yukarıdan başlayabilirsiniz. Senaryo uzunluğu ise (~20saat) orta şeker. Görevler “şu objeyi bul, şu vatandaşı koru, şu kapıları aç, kalanları temizle, İstiklal Marşı ve kapanış” tipinde. Eğlenceli, ama tekrar oynanabilirliği zayıf görevler. Ana görevi bitirdikten sonra illa ki haritayı da temizletiyor, bu da yer yer meeh dedirtiyor. Hikayenin sunuluşu DoW’a göre zayıf, kulaklar heyecanlı diyaloglar ve gözler güzel sinematikler arıyor. Yapay zeka çok parlak değil ama iş bilen bir rakip ile (hotseat, multiplayer) sanal bir masa üstü deneyimi sunuyor. Multi modunda seçilen puan miktarına göre birimleri seçerek geniş bir haritanın kenarlarında başlıyoruz.

“Binyüz yıl boyunca savaştım ve galaksimizdeki karanlığı gördüm. Uzaylının alçaklığını ve mutantın sapkınlığını gördüm. Ele geçirilmenin günahına tanık oldum. Galakside demirleyen tüm kötülüğü gördüm ve varlığı ile İmparatoru lekeleyen herkesi katlettim. Göreceklerinizi gördüm. Savaşmak zorunda olduklarınızla savaştım ve öldürmeniz gerekenleri katlettim… Bu yüzden korkmayın ve gurur duyun, çünkü biz İnsanlığın koruyucuları Sanguinius’un oğullarıyız. Evet, biz gerçekten Ölüm Melekleriyiz.” – Blood Angel Bölük Kumandanı Dante

Belirttiğim üzere yapımcılar oyunu tasarlarken W40K lore’unu aktif takip edenleri hedef almış. Kimi detayları yakalamak için Indomitus Crusade veya Guilliman gibi isimlere aşina olmamız bekleniyor. Hikayedeki kahramanlar bu isimleri sıkça anıyor. Tabii, aşına olmayan oyunseverler sudan çıkmış levreğe dönüyor. (Bunun için sizlere özet bir sözlük hazırladım.) Kahraman birimler level atlamıyor, ancak görevleri tamamladıkça kazanılan puanlarla yetenek ağaçları açılabiliyor.

“Kanlı, cesur ve kararlı olun” – Blood Angels 10.Bölük

Oyundaki aksiyon yoğunluğunu belirleyen değer momentum olarak adlandırılıyor ve oynanan ırk ve sınıfa göre nasıl kazanıldığı farklılaşıyor. Örneğin Blood Angels Red Thirst adlı genetik bir mirastan muzdarip. Bu lanet oyunda düşmanı vurdukça momentum kazanılması olarak yer buluyor. Blood Angel’ın çılgınlığı bununla son bulmuyor: Bu deli chapter kafayı kırdı mı Black Rage’e giriyor, zırhlarını siyaha boyayarak Death Company adı altında ölüme gidiyorlar. Sisters hasar aldıkça (biraz sado-mazolar), Tyranid ise sinaptik liderleri kapsama alanındayken momentum kazanıyor. Momentum 100’e ulaştığında ise ek hareket puanı veya yeteneğin güçlenmesi (Surge) gerçekleşiyor. Overwatch modu ile seçilen bölgeden gelen saldırılara karşı tetikte olunuyor. Yukarıdan veya aşağıdan saldırmak, saldırılan düşmana mesafe, ateş açısı başarı oranını belirliyor. Siper özelliği genellikle çalışıyor, bazen saçmalayabiliyor. Göreve gitmeden seçtiğiniz birimlerden elinizdeki sınırlı puanlara göre bir ordu kuruyorsunuz; cepheye fazlasını taşısanız bile puanınızdan fazlasını sahaya süremiyorsunuz.

“Hoş geldin Melek, sefalar getirdin” – Candan Erçetin

Battlesector’un seslendirme ve müzikler, W40K havasını vermekte başarılı. Yine de bir Dawn of War 1-2 seviyesi değil tabii. Grafikler oldukça gelişmiş bir Dawn of War 2 havası vermekte. Yalnız keşke arazi hasarla şekillenebilir tipte olsaymış. Kan, duman, barut kokusu (tamam bu yok), etrafta yığılan cesetler korkunç bir savaş alanını canlandırıyor.

Yapımcı tanıtım görselinde bir yıllık planlarını yeni taraflar, haritalar, turnuvalar, optimizasyon ve konsol sürümleri olarak açıklıyor. Muhtemelen sırası değişmekle birlikte Ork, Chaos SM (tarih çizelgesine bakılırsa Death Guard) ve birkaç chapter daha eklenecektir. Zira DLC ekmek teknesi.  Son söz olarak Battlestar Galactica: Deadlock ile saygı kazanan Black Labs, Battlesector ile de iyi iş çıkarıyor. Oyun mevcut hali ile gelecek vaad eden, eğlenceli, Türkiye için uygun fiyatlı; ancak eksikleri bulunan bir oyun. W40K sever değilseniz verdiğim puandan yarım çıkartabilir, hastası iseniz yarım puan daha ekleyebilirsiniz.

MİNİ W40K: BATTLESECTOR SÖZLÜĞÜ

Haydi W40K’ya yeni olanlar için genelden özele gidelim. Aşağıdaki başlıklar ve bahsetmediğim başlıklarla ilgili onlarca roman ve Fandom sayfasından takip inceleyebileceğiniz en başından en detayına 6060 sayfa bulunmakta. İlk kez W40K okuyacaklar 30K yılındaki olayları anlatan Horus Heresy’nin ilk üç romanı ile başlayabilirler. Space Marines’i tanımak isteyenler meşhur Chapter’ların Omnibus serilerini okuyabilir. Serilerin arasında Horus Rising ve Eisenhorn gibi bilim kurgu türünde saygıdeğer yere sahip romanlar bulunmakta. Aşağıdaki tanımların amacı Battlesector oynarken kimi terimler arasında kaybolmamanızdır.
 

  • Warhammer40K: GamesWorkshop firmasının 1987’de sunduğu, figürlerinizi birleştirerek boyadığınız, 30-40binli yıllarda geçen karanlık fantezi-bilim kurgu evreni ve masa üstü sıra bazlı strateji oyunu.
  • Space Marines: İnsanlığın koruyucusu, uzaylı ırkların (Xenos) düşmanı ve İnsanlığın İmparatoru’nun “Ölüm Melekleri”. Büyük power armor’ları içinde, devasa cüsseleri ile korku saçan, liderleri (Primarch) İmparator’dan klonlanmış askeri gruplardır. (Önceleri lejyon ve Horus Heresy sonrası 1000 askerlik chapter’lar) Kaos tanrılarına kendilerini kaptıranlar Chaos SM olarak karşımıza çıkıyor.
  • İnsanlığın İmparatoru: Galaksinin en büyük psişik gücüne sahip kişi, İnsan İmparatorluğu’nun kurucusu. Kendinden klonladığı oğullarının yönettiği Büyük Sefer ile tüm Samanyolu’nu fethederken, oğullarından Horus’un kaosa kapılmasıyla ihanete uğramıştır. (Yıl 30K) Ölümsüz bedenini insanlığı korumak için harcayarak, sibernetik şekilde bağlı olduğu Altın Taht’a geçmiştir, 10 bin yıldır buradadır. Trilyonlarca insan (istemediği bir dini sistemle) kendisine taparak psişik gücünü beslemektedir.
  • Blood Angels: 30K yılındaki ilk lejyonlardan ve en büyüklerinden biri. İmparatoru korurken katledilen Primarch’ları Sanguinius’a yaktıkları ağıt, genetik bir dejenerasyonla birleşince Red Thirst adı verilen “düşmanın kanına arzu” lanetine dönmüştür. Daha ötesinde Black Rage laneti ile kamikaze Death Company moduna girebilmekteler. Deus Encarmine, Red Fury ve Sons of Sanguinius gibi güzel romanları mevcuttur.

  • Tyranid: Galaksinin kanseri, avcı böcek ırkı. Hive Fleet adı verilen devasa süper organizmalar halinde hareket ederler. Hepsi sinaptik şekilde Hive Mind’a bağlıdır ve üstün zeka tarafından yönetilirler. Oyunda karşılaştığımız Hive Fleet Leviathan Terra’ya (Dünya) ilerlerken yolda, oyunun da geçtiği Blood Angels’ın Baal sistemini kasıp (Devastatition of Baal) kavurur. Oyun, bu savaş sonrasında Baal’ın uydularında geçiyor.
  • Roboute Guilliman: En popüler chapter Ultramarines’in Primarch’ı. Ölümünden binlerce yıl sonra Kaos ve Xenos ordularını püskürtmesi için diriltilmiş, İmparator’un kılıcı ve sağ kolu olmuştur.
  • Primaris Marines: 31K yılında yüce Tech-Priest Cawl’ın çabaları ve R.Guilliman’ın emri ile, Space Marine geni üzerinden geliştirilen daha iri ve kuvvetli SM ve savaşın seyrini değiştiren grup.
  • Indomitus Crusade: Oyunda anılan, 42K yıllarında geçen, kaos güçleri, Ork ve Tyranid tehdidine karşı yapılan, R.Guilliman’ın yönettiği büyük sefer.
  • Sisters of Battle: İmparatorluğun dini kuruluşu Ecclesiarchy’nin emrinde, son derece bağnaz, kadınlardan oluşan bir askeri grup. Fanatizmleri ve bağlılıkları nedeniyle engizisyon tarafından sık sık göreve çağrılırlar.
  • Techmarine: Mühendis SM. Mars’ta makinanın yaşadığı acıyı hissetmeyi ve iyileştirmeyi öğrenirler.
  • Dreadnought: “Bildiğin Mech ya” diyip geçmeyin. Savaşta ölümcül şekilde yaralanan SM’nin zihni ve geri kalanları siber-organik şekilde bu dev, hareketli lahitin içine yerleştirilir. Bu devasa robot artık onun bedeni ve yaşam destek ünitesidir. Dreadnought’lara techmarine’ler gözü gibi bakarlar.
  • Gen-Seed: Bir SM’yi SM yapan süreçte kullanılan, gen teraplerinden ve cerrahi müdahalelere kadar herşey. 19 adet yapay ortamda geliştirilmiş ve insanüstü yetenek sağlayan gen tohumu, belirli bir süreçle SM’ye eklenmektedir.

You may also like...